Barcelona'ya olan sempatim Marc Overmars'ın transferiyle başlayıp, Fifa 2001 oyunu ile uç noktalara taşınmışdı. Ani bir kararla bu sempatiye bugün son verme kararı aldım. Son yıllarda Barcelona bu kadar iyi bir takımken, 3-4-3 ile bizim memlekette futbol sandığımız şeylerden kopup gitmişken, Barcelona'yı izlemeyeceğim. Sebebi de tek bir oyuncu, resimde karizmasına hayran kaldığınız Sergio Busquets.
Notunu da düşelim. Tarih 10.09.2011, Real Sociedad - Barcelona maçı.
Biskuvit diye hitap ettiğim bu uyanık elemana ilk gıcık olmam Inter maçıyla başlar. Barça o maçta 90 dakika tek kale oynamasına rağmen turu geçmesine yetecek skoru elde edemedi. Sebebinin hep bu hıyar olduğunu düşünürüm.
Burda da uyanık Busquets topa dokunmasa, top büyük ihtimalle direkten dönüp Barçalı oyuncularda kalacak. Fakat Busquets dokununca top yön değiştirdi ve Sociedadlı oyuncunun önünde kaldı ve gol oldu. Maç da 2-2 bitti.
Herneyse, futbol kendi içinde dengeleri sağlıyor sağlamasına da, ben yine de Biskuvit'i cezalandırıyorum. Zaten gıcık olduğum adamın maçını izleyemiyorum, maçtan çok adama odaklanınca izlemenin tadı kalmıyor. Fener'e gelsin, Fener maçlarını da izlemem.
Çok da büyük konuştum ama neyse, gelmez zaten.

