Powered By Blogger

24 Temmuz 2011 Pazar

Ali Şen Ajansı


'Ali Şen Başkan, Fenerbahçe Şampiyon' sloganlarıyla çocukluğu geçmiş bir Fenerbahçeli olarak benim gözümde Ali Şen Fenerbahçe'nin bilinmezi esrarengizidir. Ali Şen'le ilgili bir deneme yazmadan önce şu haberi paylaşayım dedim.

İlk haberden bir bölüm:
Eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Şen, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı Metris Cezaevi'nde ziyaret etti.

Ziyaretin ardından Metris Cezaevinden çıkarken basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şen, Aziz Yıldırım'ı ziyaret ettiğini belirterek, şunları söyledi:

''Kendisini gayet iyi ve moralli gördüm. Bunların gelip geçici olduğunu konuştuk. Cezaevi müdürü dahil herkes inanılmaz yardımsever. Herkes elini uzatıyor. Bütün Fenerbahçelilerin şunu bilmesini istiyorum, herkes sakin olmalı, başkan emin ellerde, sağlığı da iyi.''
diyor Ali Şen Başkan

''Metris Cezaevi'nde tutuklu bulunan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, rahatsızlanarak Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Koluna serum şişesi bağlanan Yıldırım, yoğun güvenlik önlemleri altında hastaneye girdi. Fenerbahçe eşofmanı ile Acil Servise yatırılan ve buradaki tedavisi tamamlanan Aziz Yıldrım'ın, özel odaya alındığı ve tedavisinin bu odada sürdürülüceği belirtildi.''

İki haber arasında 9 saat fark var. Ali Şen Başkan'ın maşallah dediği 9 saat sonra kendini acil serviste buluyor. Ali Şen'e akıl ermez zorlamamızın bir manası yok.

Yaşlı Kurt



Ünal Aysal 1941 doğumlu, yani yaş yetmiş. İbra edilemeyen Galatasaray yönetiminden sonra Mayıs ayında başkan oldu. 3 sene başkanlık yapar bırakırım diyor malum bir ayak çukurda. Dededen başkan olur mu? Hoca oluyor da başkan neden olmasın. Hadi oldu. Kurumsal yapı profesyonellik gibi kelimeler ağzındaydı ilk zamanlar, şimdi eser yok. Madrid'e uçak kaldırmalar taraftar istiyor diye Drogba'lar Lauro'lar...

Zaten Galatasaray taraftarının isteği hiçbir zaman değişmez. Transfer! Transferle yatar transferle kalkar. İsterse kulüp batsın ama bir şekilde iyi topçu alınsın o kadar. Bu ara işi çözmüşler başkanlarını dedesini kafaya alan hınzır torun gibi kafaya alıyorlar.-Dede Drogba -Dede Lauro...Transferle bitse iyi, iyice azıttılar kukla gibi kullanıyorlar başkanlarını istediklerini söyletiyorlar. Aydınlar'ın ismini ilk ortaya atan tayfanın içinde de vardı tam destek veren kulüpler birliği toplantısında da... Taraftar baskısıyla bir anda Aydınlar'ı azılı Fenerbahçeli ilan edip yangına benzin üfürme yeteneğini konuşturdu. Performansıyla göz doldurdu.

Görünen o ki Galatasaray 3 yıl başkanının dediği yönetimden kurumsal yapıdan ziyade taraftar tarafından yönetilecek. Başarı gelmezse taraftar istifa edecek değil ya başkanlarını bindirirler jetinde doğru Nobrain'e. Yeni başkan gelsin paralı. Bir Fenerbahçeli olarak bize giren çıkan yok nihayetinde klasik olacak ama -Beter olsunlar!

Ayrıca buradan kıymetli dedemiz Luis Aragones'e saygılarımı sunar mübarek ellerinden öperim.

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Şike Operasyonuyla Neler Gördük


Fenerbahçe yönetiminde gelecekte başkan olabilecek kabiliyete sahip kimsenin olmadığını, kriz anında Başkan yokken pasif kaldıklarını,

Fenerbahçe taraftarının her daim çubuklusunun peşinde olduğunu, nasıl kenetlendiklerini gördük zaten biliyorduk,

Fenerbahçe'nin sendelediğini görüp devrilir mi ümidiyle bekleyen bünyelerin ağızlarının suyunun ne denli aktığını daha yutkunmaya fırsat bulamadan salyalarını saça saça nasıl saçmaladıklarını,

Kaç aydır susmayan yarım akıllı Trabzonspor yönetiminin g*t korkusuyla susabileceklerini,

Görsel,işitsel meyda ve yazılı basının özellikle bir kısmının aldıkları emirlere koşulsuz itaat ettiklerini bizzat kukla olduklarını,

Forza kamillerin bir kez daha kamillikte açık ara zirvede olduklarını,

Flash Tv yaşlandırma tekniğinin yankıları sürerken fotoğraflardan şike tespit eden yeni bir tekniğin icat olduğunu mertliğin bozulduğunu,

Galatasaray başkanının yaşlı olduğunu taraftar tarafından bunak dede gibi kafaya alındığını, dün başka bugün başka konuştuğunu,

Duruşuyla tanıdığımız şerefli bir camiamızın duruş konusunda farkını koyduğunu bir kez daha gördük maddi değerlerden vazgeçmeden kuru kuru kupa iadesi ama olsun,

Polisin basına verdiği video montaj değilse! Aziz Yıldırım'ın beylik tabancalarıyla silahlı örgüt kurduğunu ve Parliament sigara içtiğini,

Deyim yerindeyse toy Tff yönetiminin kendisinden beklendiği üzere ne şiş ne kebap stratejisini,

Düşük tirajlı sözüm ona güzide bir gazetenin Anıtkabir ziyaretinin anlamını yorumlamaya çalıştığını,

Çarşı grubunun dünya görüşünün aniden değiştiğini tineri bırakıp beş vakit namaza başladığını,

Faik Işık'ın avukatlığıyla göz doldurduğunu kaliteli bir avukat olduğunu,

Osman Tanburacı'nın bir avukatı taraflı olduğu gerekçesiyle eleştirdiğini,

Polisin biber gazı sıkma meziyetinin yanında şike tespiti meziyeti olduğunu,

Türkiye'nin en büyük spor kulübünün başkanına kamuoyunun gözü önünde katil muamelesi yapıldığını, eşkal fotoğrafının basına sızdırılabildiğini gördük robot resminin çizilmemesine çizildiyse bile yayınlanmadığına teessüflerimizi bildirelim.

Uzun süre sessiz kalmasıyla şaşırtan yarım akıllı Trabzonspor yönetiminin bomba gibi dönüş yaptığını ''17 de 16 görülmüş bir olay değil'' açıklamasıyla gördük...

Ve daha neler göreceğiz biz buradayız




Problem Çocuk

Trabzonspor son 2 yıldır nüktedan başkanın etkisiyle birlikte iyiden iyiye ligin problem çocuğu olmaya başladı. Baştan komik geliyordu da artık sıktı be kardeşim, biri insanlık namına sorsun şu Trabzon yöneticilerine "Aga bu nedir" diye..

"Ligden düşecek takımlar arasında anılmalarına tepki gösteren Trabzonspor yöneticisi Aydın, “Hakkımızda bir suç ispat edilirse ligden çekiliriz. Aksi halde şampiyonluğu bekliyoruz” dedi." 
Saçmalama sırası gelen zatı muhterem

Aga bu nedir? Mantıksızlığa bakar mısınız.. 


Suçu olan takımın küme düşeceği açıkça kanunlarda belirtilmişken, "suç ispat edilirse ligden çekiliriz" ne demektir? Lütuf mu bu? Bir de tabi ki Fenerbahçe'ye laf dokundurma çabası var. "Bakın onlar suçlu ama düşmeyecekler, biz suçlu olsak çekilirdik" gibilerden. Şovu bırakıp da adam gibi açıklasınlar, ellerinde delil var mı? Delil olmadan, ispat olmadan hangi hakla şampiyonluğu bekliyorsun be hey akıl küpü? Böyle aptal aptal cümleleri süsleyerek milleti kandırmaya çalışmaları gerçekten sinir bozucu.


Bakın biz çok namuslu takımız diye şov yapan bu hastaları Allah'a havale ediyorum.

8 Temmuz 2011 Cuma

Tesadüf mü?

İşin suyu çıktı artık önüne gelen bir komplo teorisi üretiyor. Benim de aklıma bir tane geldi. Destekli sallamaya çalışacağıma söz vererek konuya gireyim:

1: Mahmut Özgener TFF Başkanlığı boyunca büyük bir kesim tarafından beğenilmişken, TFF Başkanlığı'na yeniden aday olması beklenirken, ne oldu da birdenbire aday olmayacağını açıkladı? Nereden baskı geldi, neyle tehdit edildi?

2: Fenerbahçe'ye başkan olmak için erken olduğunu söyleyen Mehmet Ali Aydınlar, çok ilginç bir kararla TFF Başkanlığı'na adaylığını açıkladı. Ne oldu da fikir değiştirdi?

3: Mehmet Ali Aydınlar'ın rakipleri olacağı konuşulurken, ne oldu da diğer rakipler birdenbire başkanlığa aday olmaktan vazgeçti?

4: Mehmet Ali Aydınlar'ın Aziz Yıldırım'dan sonraki olası Fenerbahçe Başkanlığı'nın önü tıkanarak, sermaye sahibi siyasilerin Fenerbahçe Başkanı yapma planı mı yapıldı? Fenerbahçe Başkanlığı için adı geçen isimler tesadüf mü?

5: Sporda Şiddet Yasası 14 Nisan tarihinde kabul edildiğine göre, 9 Nisan'da oynanan Fenerbahçe-Eskişehir maçı soruşturmaya dahil ediliyorken, hangi akla hizmet önceki şikeler ve kanıtları görmezden geliniyor? Bursa'nın küme düşme şikesi, BJK'nin 100. yıl şampiyonluğu, GS şampiyon olsun diye BJK'lilerin isteyerek yenilmesi.. Bunlar 14 Nisan'dan önce sayılmıyor mu?

Son 3 aydır üst üste gelip Fenerbahçe'yi tepetaklak eden bunca olay, tesadüf mü?

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Geçmiş Olsun!

Ersan Gülüm geçen yıl sakatlandığı dizinden tekrar sakatlanmış ve ön çapraz bağda yırtık oluşmuş. Yazık.. Bu diz sakatlıklarının ne berbat birşey olduğunu çok yakından bilirim. Maalesef ki diz kapağı bir kez yerinden çıktı mı, ameliyat da olsan, takımdaki en güçlü dize de sahip olsan tekrar yerinden çıkabiliyor. Bu tür şeyler insanı psikolojik olarak da çok yıpratıyor. Bu tarz diz sakatlığının bundan önceki örneği ise Ronaldo. O da sakatlıktan sonraki -sonradan oyuna girdiği- ilk maçında sakatlanmıştı.

Geçmiş olsun, umarım eskisinden daha güçlü geri döner ve bir daha aynı acıyı yaşamaz..

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Temizlig?

Sivas'ı yenip şampiyon olduğumuz akşam bile saklamamıştım Aziz Yıldırım'ı sevmediğimi, o gün istifa etse göbek atardım. Fakat bugün, işler biraz değişti.
Hiç uzatmadan söyleyeyim, suçlu olduğu ispatlanana kadar Aziz Yıldırım'ı canı gönülden destekliyorum. Aziz Başkan şu zor zamanda benim gözümde artık daha da büyük, daha da güçlü.

Olayları kronolojik olarak sıralayalım:
- Aziz Yıldırım'ın askeri sırları üçüncü şahıslara faksladığı iddia edildi.
- Başbakanın yakın çevresine Aziz Yıldırım ile ilişkisini kestiğini söylediği iddia edildi.
- Aziz Yıldırım gözaltına alındı.
- Aziz Yıldırım'ın siyasi içerikli kitaplar istediği kamuoyuna duyuruldu.

Biraz daha gerilere gidersek birkaç haber göze çarpıyor.


Sedat Peker'in futbol bağlantılarından bahsediliyor linkte. Aziz Yıldırım'ın Sedat Peker'in isteğini reddettiği de yazıyor. Sedat Peker'in isteğini kırmayıp forma vermeye giden Hakan Şükür'ün açıklamalarını da üzerine ekleyince, insanın aklına kirli işler geliyor.


Bazılarının "Temizlig" dedikleri operasyona çamur çoktan bulaşmış.. Daha önce neredeydiniz?