Powered By Blogger
Aragones etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aragones etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2011 Pazar

Yaşlı Kurt



Ünal Aysal 1941 doğumlu, yani yaş yetmiş. İbra edilemeyen Galatasaray yönetiminden sonra Mayıs ayında başkan oldu. 3 sene başkanlık yapar bırakırım diyor malum bir ayak çukurda. Dededen başkan olur mu? Hoca oluyor da başkan neden olmasın. Hadi oldu. Kurumsal yapı profesyonellik gibi kelimeler ağzındaydı ilk zamanlar, şimdi eser yok. Madrid'e uçak kaldırmalar taraftar istiyor diye Drogba'lar Lauro'lar...

Zaten Galatasaray taraftarının isteği hiçbir zaman değişmez. Transfer! Transferle yatar transferle kalkar. İsterse kulüp batsın ama bir şekilde iyi topçu alınsın o kadar. Bu ara işi çözmüşler başkanlarını dedesini kafaya alan hınzır torun gibi kafaya alıyorlar.-Dede Drogba -Dede Lauro...Transferle bitse iyi, iyice azıttılar kukla gibi kullanıyorlar başkanlarını istediklerini söyletiyorlar. Aydınlar'ın ismini ilk ortaya atan tayfanın içinde de vardı tam destek veren kulüpler birliği toplantısında da... Taraftar baskısıyla bir anda Aydınlar'ı azılı Fenerbahçeli ilan edip yangına benzin üfürme yeteneğini konuşturdu. Performansıyla göz doldurdu.

Görünen o ki Galatasaray 3 yıl başkanının dediği yönetimden kurumsal yapıdan ziyade taraftar tarafından yönetilecek. Başarı gelmezse taraftar istifa edecek değil ya başkanlarını bindirirler jetinde doğru Nobrain'e. Yeni başkan gelsin paralı. Bir Fenerbahçeli olarak bize giren çıkan yok nihayetinde klasik olacak ama -Beter olsunlar!

Ayrıca buradan kıymetli dedemiz Luis Aragones'e saygılarımı sunar mübarek ellerinden öperim.

11 Haziran 2011 Cumartesi

Şahin Bakışlı Önlibero

2008 yılının soğuk bir Ocak akşamı. Nete son dakika haberi düştüğünü hatırlarım 'Fenerbahçe'nin yeni transferi Maldonado Türkiye'de!'.

Appiah'ın sakatlığı filan derken Şampiyonlar Liğinde gruptan çıkmış ligde lider Fenerbahçe'nin transfere ihtiyacı vardı. Maldonado ismi nahoştu ve tanıdık gelmediği içinde işkillendik doğal olarak. Transfer dönemlerinin klişeleri Fm(Football Manager)'den özelliklerine bakmak ve Youtube.Fm'de top kapma:18 videolarda da kayarak mayarak iyi top kesiyor off tamam iş yapar ama yapmadı yapamadı. Oysa ilk açıklamalarında bununda sinyallerini verdi Şahin Bakışlı.

'Fenerbahçemiz için elinden gelenin en iyisini yapacağını söyleyen Maldonado sakin ve takım oyununa yardımcı olabilen bir yapısı olduğunu dile getirdi.' şeklinde haberin devamı. Gerçekçiydi yeteneğinin sınırlı olduğunu farkındaydı ve elinden gelenin en iyisini yapmayı kastetti. Sakinliğine laf söyletmedi sıfır riskle oynadı. Garanti pasları takım oyunu sevgisinin kanıtıydı ama onu modern futboldan uzak ülkede kimse anlamadı.

Ülkemizde her futbolcuya sabır gösterilir özellikle takım kazandığı zaman. Fenerbahçe'ye şanslı bir zamanda geldi. Takım Sevilla'yı eleyip ligde iyi giderken arada kaynadı 'iyi adam abi garanti oynuyor,sonradan açılır daha yeni geldi' gibi klişelerle kendimizi avuturken çok zaman geçti. Artık tekerin patlama noktası gelmişti. Ali Sami Yen deplasmanı adamı vezirde(bkz:Selçuk Şahin) eder rezilde eder. Şahin Bakışlının şansı Şahin soyadlının ki gibi olmadı. O maç taraftarın kafasında bittiği gündür Maldonado'nun. 45+ da ileri doldurmak yerine geriye attığı pası hala gözlerim dolarak hatırlarım. Ayrıca karlı bir Konya deplasmanında maç sonunda Şahin Bakışlı'nın formasını isteyen bir amca vardı onu da hatırlar gülerim.

İyi hatırlamasakta delikanlı adamdı be. Aragones 44. dakikada oyundan alırken ıslıklanıyordu
ama o yine bildiğini okudu. Bu özelliğiyle kendime benzetip sempatik bulurum. Kimseye aldırmadan Lugano ve Edu'yla üçgen kurduğu gibi bloklar arası bağlantıyı kurmayı çok istedi fakat olmayan cesareti ve yeteneği buna engel oldu. Fenerbahçe tarihinin en önemli gollerinden birinin asistini yapan oyuncu olmasıda kaderin bir cilvesi olsa gerek.