Powered By Blogger

21 Mayıs 2013 Salı

Hüzünlü Yazı

        Benim bir arkadaş. Yolda bir amca görür. Yaş seksen-doksan civarı. Bastonla yürümek bile ona çok zor. O kadar güçsüz adımlar, o kadar küçük adımlar. İçi ezilir bizim arkadaşın. Der ki amca evin ne tarafta seni sırtımda götüreyim. Yok evladım der. Üç beş nazlandıktan sonra razı olur. Sorar delikanlıya nerelisin evladım. Aaa sizin oradan böyle adam çıkar mıydı. Çorumlulardan beter derler sizin oralılara. Benimde senin yaşlarında torunlarım var. İki erkek evlat yetiştirdim. Onlarda bu şehirde ama bayramdan bayrama görsem şükür. Hanımla beni attılar bir eve. Para gönderirler anca. Gelmezler etmezler ama arayıp hal hatır soran eden de yok. He işte şu kırmızı bina evladım. Sağolasın. Buradan sonrasını ben giderim. Olmaz amca demiş bizim arkadaş, üçüncü kata kadar çıkarmış. Bakmış ki amcanın yaşlı gözleri yaşla dolmuş. Evladım Allah senden razı olsun. Yok amca ne yaptık ki yahu. Elini öpüp hemen merdivenden ineyim derken gözlerine söz geçirememiş. Yıllardır böyle ağlamamıştım der.     
      İnsan başkasını ne kadar düşünebilir? Aslında kendini acıdığı insan yerine koyup yine kendine mi üzülür? Ne kadar vicdanlıyız. İnsan düşünebilen bir hayvan mıdır?Vicdanı yok mudur? 
  


  










     Fotoğraftaki matador Alvora Munera kariyerine son verdi.Öyle ki, yarışın son mücadelesinde gücünü yitiren Alvora yıkılır. Boğanın ona yaklaştığını görünce korkulu sonun yaklaştığını hissetti. Lakin boğa ona hiç bir şey yapmadı. Yarıştan sonra matador açıklamasında şöyle diyor: "Boğa gözümün içine bakarak bağırdı, böyle sadece bağırdı. Sırtına oklar batırdığım hayvan bana zarar vermedi, istese beni orada öldürebilirdi fakat sadece gözlerime bakıp bağırdı. Her hayvanda olduğu gibi onun gözlerinde de masumluk vardı. Yüreğimde adaletin hıçkırarak ağladığını işittim. Belki de bağışlanırdım, lakin itiraf edemedim. Kendimi dünyanın en vahşi mahluğu gibi hissediyordum."

7 Mayıs 2013 Salı

BURSASPORLU İBRAHİM


            Ergen beynimin ÖSS buhranıyla kavrulduğu günlerdi. Beşinci kattaki akranım İbrahim izinliydi. Evde sıkılıyormuş. -Banane ya! Tabi bu isyan, annemin hışımla bakan gözlerinde son buluyordu.  -Tamam ya! Gelsin izleyelim. Akşam Fener’in Arsenal’e dağılacağı şampiyonlar ligi maçı vardı. Ama İbrahim Fenerli değildi! Cipsleri depolayıp maç saatine kadar Mat1 kasıyım bari. Of beya İbrahim’e cips’te yasakmış. Fark etmez muhabbet ederiz. Aha dedi bu Ramsey çok piç ha. Al işte Ramsey attı, beş olduk. Bursasporlu’nun yanında Fener beşlik olurken hafiften lafta sokuyorum. -Oğlum siz tarihiniz boyunca oraya hiç gittiniz mi seneye yine küme düşçeniz amk. Ne biliyon gitmiceğini. İbo neyse dedi ben gidiyim başım ağrıdı. Hadi canım güle güle.

-Ya istemiyorum anne ben o çocuktan haz etmiyorum. Oğlum sen zaten kimseden haz etmiyosun, sevaptır git iki muhabbet edersiniz. -İyi tamam. İnterneti çalışmıyomuş bu işlerden de anlarım bi bakıyım ha tamam. Aç bakıyım, hoop gogıl tamamdır. Bilgisayarın masaüstüne Bursa stadının fotoğrafını koymuş hahaha. Kardeş ayrıca müzik zevkinde berbatmış. PES’te takımı Barça. Elektronik aletlere de saat sınırı varmış. Malum radyasyon. Neyse iyi geceler ben kaçıyım.

Tarih 16 Mayıs 2010. Aman Allah’ım neler kaçıyor öyle. Allah belanı versin Guiza. Onur piçine bak nasıl atlıyo zıplıyo şerefsiz. Dayanamıyorum kafayı yicem. Çıkayım dışarı totem olsun. Birini söndürmeden birini yakıyorum. Kafe’nin dışından gol sesi bekliyorum. Garip sesler geliyor, merak ediyorum. Ama bakmıyorum. İyi ki bakmamışım anons rezaleti filan. Sonra öğreniyorum. Kafam zonkluyor, ölü gibiyim. Yurdun kapısında bir iki gslıyı Fener forması yakarken görüyorum. Arbede yaşıyoruz.

Kafamı yastığa koyduğumda İbo aklıma geldi. İbo göremedi şampiyonluğu. Zayıf bedeni iki sene bile dayanamadı. Beynindeki kitle onu yormuştu. Şampiyonluk sezonunun sadece iki maçını görebildi. Bir ramazan günüydü. Ameliyat masasından kalkamadı. Yeşil Bursa’nın Yeşilyayla mezarlığından izledi, şampiyonluğu, şampiyonlar ligini. Azabını çekip tertemiz gitti, kardeşim. Hz. İbrahim gibi yakmayan ateşlerde kavruldu. Allah rahmet eylesin.  
Çok İbrahim’in duasını aldın, sana da Allah rahmet eylesin Şampiyon Başkan İbrahim Yazıcı.


29 Nisan 2013 Pazartesi

.



Futboldan uzaklaşmak istiyorum, lanetli gibi her yanımdan futbol fışkırıyor

Bu nasıl bir resim? Nasıl anlatılır bu takımın güzelliği?
Anlatmaya kalksam saatler sürer, her birini sayamam. Örnekleri açıklamak bile en 2 az sayfa. Ama işte, olmasaydı keşke bu kadar güzel. Bırakabilsem keşke kolayca. Görmek istemiyorum insanların birbirine düşmanlıklarını, taraftarlık diye yaptıkları ahmaklıkları.

Papaza kızıp oruç bozuyorum ama, bu takıma da kızılmıyor ki.