Powered By Blogger

11 Haziran 2011 Cumartesi

Şahin Bakışlı Önlibero

2008 yılının soğuk bir Ocak akşamı. Nete son dakika haberi düştüğünü hatırlarım 'Fenerbahçe'nin yeni transferi Maldonado Türkiye'de!'.

Appiah'ın sakatlığı filan derken Şampiyonlar Liğinde gruptan çıkmış ligde lider Fenerbahçe'nin transfere ihtiyacı vardı. Maldonado ismi nahoştu ve tanıdık gelmediği içinde işkillendik doğal olarak. Transfer dönemlerinin klişeleri Fm(Football Manager)'den özelliklerine bakmak ve Youtube.Fm'de top kapma:18 videolarda da kayarak mayarak iyi top kesiyor off tamam iş yapar ama yapmadı yapamadı. Oysa ilk açıklamalarında bununda sinyallerini verdi Şahin Bakışlı.

'Fenerbahçemiz için elinden gelenin en iyisini yapacağını söyleyen Maldonado sakin ve takım oyununa yardımcı olabilen bir yapısı olduğunu dile getirdi.' şeklinde haberin devamı. Gerçekçiydi yeteneğinin sınırlı olduğunu farkındaydı ve elinden gelenin en iyisini yapmayı kastetti. Sakinliğine laf söyletmedi sıfır riskle oynadı. Garanti pasları takım oyunu sevgisinin kanıtıydı ama onu modern futboldan uzak ülkede kimse anlamadı.

Ülkemizde her futbolcuya sabır gösterilir özellikle takım kazandığı zaman. Fenerbahçe'ye şanslı bir zamanda geldi. Takım Sevilla'yı eleyip ligde iyi giderken arada kaynadı 'iyi adam abi garanti oynuyor,sonradan açılır daha yeni geldi' gibi klişelerle kendimizi avuturken çok zaman geçti. Artık tekerin patlama noktası gelmişti. Ali Sami Yen deplasmanı adamı vezirde(bkz:Selçuk Şahin) eder rezilde eder. Şahin Bakışlının şansı Şahin soyadlının ki gibi olmadı. O maç taraftarın kafasında bittiği gündür Maldonado'nun. 45+ da ileri doldurmak yerine geriye attığı pası hala gözlerim dolarak hatırlarım. Ayrıca karlı bir Konya deplasmanında maç sonunda Şahin Bakışlı'nın formasını isteyen bir amca vardı onu da hatırlar gülerim.

İyi hatırlamasakta delikanlı adamdı be. Aragones 44. dakikada oyundan alırken ıslıklanıyordu
ama o yine bildiğini okudu. Bu özelliğiyle kendime benzetip sempatik bulurum. Kimseye aldırmadan Lugano ve Edu'yla üçgen kurduğu gibi bloklar arası bağlantıyı kurmayı çok istedi fakat olmayan cesareti ve yeteneği buna engel oldu. Fenerbahçe tarihinin en önemli gollerinden birinin asistini yapan oyuncu olmasıda kaderin bir cilvesi olsa gerek.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder