Uzun zamandır yazmıyorum konu olmadığından değil üşendiğimden ama sabır taşı çatladı. Konumuz milli takım, malumunuz milli takım Euro 2012'ye katılmak için oynadığı play-off 'un ilk ayağı olan maçı 3-0 kaybedip tur şansını zora soktu. Zora soktu sporun klişelerindendir ama zora sokmak burada yanlış oldu ülke olarak turnuvayı kafada bitirdik diyebilirim. Buna neden olan sadece futbol takımı veya teknik heyet değildi. Onlar kadar belki onlardan daha fazla pay sahibi olan tribündeki adamcıklardı. Maça takımı desteklemek dışında amaçlarla giden bu adamcıklar, dikkat edin taraftar demiyorum. Taraftar, takımını destekler yeri geldiğinde protesto eder ama böylesine önemli bir maçta daha skor 2-0 iken oyuncuları demoralize etmek taraftarlıkla alakası olmayan bir olay. Farklı kuyruk acılarını bir nebze dindirmek için o tribünde bulunan adamcıklar işin ucunda milli takım olduğunu bile bile bu eylemlerini gerçekleştirdiler. Zaten takım kötüydü maç farka gitmişti vs. gibi kendilerini savunan cümleler kurabiliyorlar ki haklılar. Kuyruk acılarının çıkış noktası olan bu inanç eksikliği karakterlerine işlemiş bir durum. Oysa farklı karakteri olan camianın taraftarı 3-0 dan 4-3 maç çevirmelere imkansız denilen yerden zirveye çıkmalara alışkındır. Sadece kulüp olarak değil milli takımın Euro 2008 hikayesi tazeliğini korurken tribündeki adamcıkların durumu inanç eksikliğinden ziyade art niyeti barındırıyor. İçlerindeki bu art niyete karşılık yedikleri küfür bu güruhun zoruna da gidiyor, enteresan. Benzer olayların önceki milli maçlarda yine aynı statta yaşanmış olmasına rağmen ısrarla aynı stada maç veriliyor olması daha da enteresan.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder