Nedir derdiniz yahu alın kupa sizin olsun biz şampiyon olmuşuz var mı ötesi. Birileri şampiyon olacakmış tepe tepe şampiyon olsun yok ki gözümüz. Altmış yaşında bir insanı suçsuz yere hapis yatıracak kadar mı döndü gözünüz. Alın kupalar, şampiyonluklar, sevinçler sizin olsun biz formalarımıza döktüğümüz gözyaşlarıyla da mutluyuz.
İnce ince çalışıyorlarmış çalışın bakalım alınteri hırsızlığının adı ne zamandan beri ince çalışma oldu. Benim bildiğim hırsızlar ince çalışır. Vatandaşın vergilerini şirin bir şehrimizin takımına örtülü ödenekten bonservis parası denkleştirin. O şirin şehrimiz değil miydi? Mutlu olduğunda bütün Türkiye'ye mutluluğu vaadeden. Çok mu önemli bir şehrin belediye yönetimini parti olarak elde etmek ya da iki üç milletvekili sandalyesine rezervasyon yaptırmak. Büyük millet meclisinin wireless bağlantısından süper lig maçlarını takip ettirmek. Kupaya mı endeksli çalışıyor yarım akıllı şirin bir şehrimizin insanlarının politik görüşü.
Yalancılığın aleni yapılıp ceza görmediği medya kurumlarıyla da gelin ince çalışın. Yazsın yalancı kalemler yerden yere vursun işine geleni yazsın işine gelmeyeni hasıraltı etsin milyonlarca düşünce özürlüsünün sesi olsun. Bunca düşünce özürlüsünün nefreti değil miydi? Sizin bu palavralarınızı inandırıcı kılan. Sizin yalan tacirlerinin arz-ına talep olan. En basitinden bir küfürdü -hasiktir affınıza sığınarak söylediğim. Bu küfrü kullanan Fenerbahçeli oyuncu üç maç ile cezalandırılırken onun ingilizcesini hakeme sarfeden kırmızı formalı bir oyuncu günlük yaşamına devam edebiliyor aynı ülke sınırlarında. Yabancı oyuncu olduğu için turist sayıldığından hoşgörü de bulunalımdan girer bacasız sanayi edebiyatından çıkarsınız. Sizin düşünce özürlüleri bunu bekliyor fazlasına ne gerek var.
Ne yüzsüz insanlarsınız hayır bunu yanlış anlamayın sizi temsil eden insanın yüzündeki altı santimetre kalınlığındaki botoks tabakasından bahsetmiyorum. Aklıma gelmişken sorayım botoks'un yüz kızarmasını engelleyen bir özelliği var mı? Olması lazım rakip kulüpteki mevkidaş'ı bir takım suçlamalarla karşı karşıyayken ve kendisini savunma imkanına dahi sahip değilken bir an önce cezalandırılmasını isteyen bir kulüp başkanından bahsediyoruz. Sahi savunmalar ne oldu iddaname'yi hatim edenler ucundan kıyısından baktınız mı? Ağır mı geldi en baba iddaların buzdağı görmüş titanik gibi batışa geçmesi. Bir zamanlar bekçisi olduğunuz adalete şimdi sığıntı mı oldunuz ve hala yüzünüz kızarmadı mı?
Olmadı işte sahada gözlerinin içine bakarak veremedik en ağır cevabı yüzsüzlere. Yetim çocuk gibi kaldı bizimkiler oysa yürekli başlamışlardı kavgaya ama kendilerini izleyen iki gözün eksikliğini hissettiler iki gözüm. Her galibiyet sevincinde ağır babacan tavırlarıyla gelirken hazırola geçtikleri kafalarını okşayan adamın eksikliğini hissettiler. Keşke kaybetselerdi içlerinde tatlı bir korku olsaydı -eyvah içerde Başkan canımıza okuyacak deselerdi içten içten dudaklarını ısırsalardı. Statta binlerce kardeşleri omuz omuzaydı kenarda Aykut Ağabeyleri vardı. Herşey tamamdı da o eksikti işte. Hani rakip takımın eşşek taraftarı der ya -eziksiniz eheheheh. Evet bu sefer doluya sıktınız aferin ezik kaldık orada. Yıllarca galip geldiğimiz sahada binlerce taraftarıyla iki muhteşem golle rakibin çökmek üzere olan inancıyla baş edemedik eziktik. İki göz eksiktik.
