Powered By Blogger
Bijermenü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bijermenü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Kıran Kırana



   
     Süper Ligimizin Süper Über Plus Final gurubunda Şampiyonluk yolunda sıradaki maçımız perşembe günü malumunuz duruşların takımı, uefanın iyi niyet apoletine layık camiamız, canımız ve ciğerimiz beşiktaşımızla. Geçen pazar günü aynı takımla Kadıköy'de oynanan maçtan önce oyuncularının alacaklarını cebinden ödeyen Tamer Kıran gibi duruş sahibi yöneticileri olan bu camia, oyuncularını memnun edip derbi öncesi takımının gücüne güç duruşuna duruş katmıştı. Velhasıl gücüne güç katılmış cengaverler eşşiz bir duruş göstermiş sezon başından beri gösteremedikleri hırsı Fenerbahçe takımına göstermiş şerefli camialarına layık olmaya çalışmıştı. Onun sonucudur ki bu maç Süper Ligimizde bu sezon boyunca en çok faul yapılan maç olarak tarihe geçmişti. Ayrıca bu duruş sahibi Tamer Kıran adlı yöneticinin Fenerbahçe'nin Aziz Yıldırımla kavgalı eski yöneticileri şeref listesinin zirvesine oynayan Tahir Kıran'ın kardeşi olması Tahir Kıran beyefendinin şike operasyonunda kritik bir konumda olması şu an için konumuz değil.

  Futbol konuşalım ve konuşmalarımızı saha içine yansıtalım af buyurursanız. Geçen pazar günü Şükrü Saraçoğlu'nda oynanan maça birçok eksikle çıkan Fenerbahçe gücüne güç katılmış beşiktaş karşısında istenen oyunu sergileyemedi. Bunun nedenleri arasında tabi ki Alex,Emre,Sow gibi önemli eksiklerin olması vardı. Selçuk,Bekir ikinci yarı Stoch ve birkaç ismin aşırı motivasyonu takımı ayakta tuttu. İleride Egemen ve Toraman gibi aşırı sert stoperlere karşı zaten eski gücünde olmayan, tilki forvet diye tabir edebileceğimiz Semih'in ürkekliği  takımı ortasahada itiş-kakış futbolu oynamaya itti. Onun yerine afrika'nın bağrından kopmuş saf afrika delikanlısı rolex'in eminönü distribütörü Bienvenu'yle başlansa bir anda aynı takım şahlanacak rakibin anasını ağlatacak diye bir gerçekte yoktu maalesef. Bana kalırsa, kalmayacağı kesinde yazalım biz yine, en kötü ihtimali düşünelim dualarımız Kaptanımızla ama olmadığını düşünürsek, bizim objektiflerin sevmediği adam Emre'mizin saçma cezası devam ettiği şartta yine Selçuk ve Cristian ikilisi ortasahada görev yapacak kuvvetle muhtemel. Kadıköy atmosferinin verdiği özgüvenden mahrum kalacak bu ikili, çok farklı stile sahip ligin açık ara en iyi ortasaha oyuncusu olarak tabir edeceğim Fernandes'i durdurmak için ciddi mücadele verecek. Kadıköydeki maça nazaran daha açık oynayacağını düşünüdüğüm duruşların takımı karşısında boş alan bulduğunda etkili olması kuvvetle muhtemel küçük adam Stoch'tan gol ve asist beklediğimi iyi niyetimle belirteyim. Kanatları konuşmaya değmez bence Caner ve Mehmet mücadele olarak eksik bırakmazlar oyuna katkıları yüksek olursa çifte kavrulmuş lokum der geçerim. Gelelim zurnanın o özel sesi çıkardığı yere. Bienvenu'yle başlasa bu takım şahlanırdı demiyorum demiş olabilirim de. Ama bu maç değil bu maç Semih'in maçı bana göre. Açık oynayan beşiktaşa karşı 2-3 pasla kaleye gitmek istiyorsa bu takım o paslardan en kritik olanını futbol zekası fiziğine göre çok üst düzey olan bu adam atar. Ha birde Volkan'ın sakatlığı ve kaleye Mert'in geçme durumu varki hiç yorum yapamam kale sıkıntılı bir mevki bir bakıma şans işidir. Geçmişte yaşadığım acı tecrübelerden bilirim. Umarım şans Mert'in nam-ı diğer behlül'ün yanında olur.

   

9 Ocak 2012 Pazartesi

Bijermenü

Ligin ilk yarısındaki Gazi Antepspor maçıydı yine. Maça 10 dk kala kahvehanedeki yerimizi almış maçın başlamasını bekliyorduk. Yanımda biraz önce okey masasından galibiyetle kalkmanın gururunu yaşayan ismini bilmediğim için okey'deki zaferinden ötürü Muzaffer demek istediğim amca var.Muzaffer, 55-60 yaşlarında, bıyıkları yılların tiryakiliğiyle sararmış, kahvedeki çoğu kişiyi tanıdığından yola çıkarak emekli.

Maç başladı ufak pas hataları kemküm derken Olcan'ın serbest vuruşu 30-35 metreden gol oldu. Olcan gol sevincini abartınca Muzaffer amcanın içindeki asi Fenerli ortaya çıktı -sevinir piçoğlu piç Fener'e attı ya. Derken Alex iğne deliğinden topu ağlara göndererek devre arası efkarını ve içilecek sigara sayısını bir sayı azalttı.İlerleyen dakikalarda Alex yine devreye girip benzer bir golle efkarı alıp yerine tatlı bir tedirginlik bıraktı. Olcan'ın sakatlanması Muzafferi keyiflendirmişti. Semih'in maç başından beri süregelen hataları da göze batmıştı artık. Muzaffer amca hafif seslice tüyo verdi -bak görürsün bunu yerinde Bijermenü girecek o çocuk büyük topçu olur. Tüyo bin küsür kilometre ötedeki Aykut Kocaman'ın kulağına da gitmiş olacak ki. Değişiklik tabelasında Bijermenü'nün numarası göründü. Bijermenü girdiği dakikadan itibaren çapraz koşularda, hücum varyasyonlarında bulunuyor. Geç bulunup çabuk kaybedilen Niang endişesini silemese de kabasını alıyordu. Bijermenü hemşehrisi Danny'yle karşı karşıya geldiği bir pozisyonda kramponunu ters giydirmişti arkasından gelen pozisyonda Danny bunu gururuna yedirememiş olacak ki Bijermenü'yü yerle yeksan ediyordu. Pozisyon içerdeydi, penaltı vuruşunda topun başına gelen Alex hayatı boyunca başına gelmemiş bir şekilde topu direğe nişanlıyordu. Maçın ilerleyen dakikalarında Bijermenü soldan gelen ortaya kafa golüyle cevap verirken Muzaffer amca en az Bijermenü kadar seviniyor. Ama bunu çaktırmıyordu. Gözlerinde gurur vardı. Bir kere daha kahvedeki önemli futbol otoritesi olduğunu kanıtlamıştı.

Aradan geçen zamanda Bijermenü gerçeği, Muzaffer amca gibi bir futbol otoritesinin bile yanılabileceğini gösterdi. Beklendiği gibi Bijermenü çok büyük topçu olursa büyük bir lige gidip büyük bir takımda banko oynarsa bu azmin zaferi olarak adlandırılır. Nerden Nereye... başlığı altında futbol okullarında okutulur. Ha birde şu tiple kılıkla büyük topçu olunmaz arkadaşım f.g. kamerun bölge abisi gibi. Önce kendine çeki düzen ver.